BAŞKANDAN 28/05/2008 00:00 ÖNÜMÜZDEKİ SÜRECİN İRDELENMESİ VE ECZACININ GÖREVİ

Hepinizin bildiği gibi, son zamanlarda eczanelerimizin yaşadığı sorunların sayısı artarken, soruna kaynak oluşturan olgular da farklılıklar göstermeye başladı. Bugünkü sorunlarımızın kökeninde ve eczacılığın gelecekteki konumunun biçimlenmesinde en temel sorunun küreselleşme olduğunu görmekteyiz. Artık dünyanın herhangi bir yerindeki eczacının yaşadıklarının, bizi etkilemeyeceğini ya da ilgilendirmeyeceğini düşünmek olaylara karşı gözünü kapatmak anlamına gelir. Bugüne kadar yaşadıklarımızdan öğrendiklerimize göre şunu kolayca söyleyebiliriz: Önümüzdeki süreçte geleceğimizi kurtarmak için çok ama çok savaşım vermemiz ve hep birlikte bir direnç duvarı oluşturmamız gerekecek.

Burada öncelikle iki konuyu irdeleyip tartışmaya açmak gerekmektedir. Bu konuların her ikisinin de kökeninde ekonominin kürselleşmesi vardır. Ülkemiz gibi iç ve dış borcu çok olan ülkeler ve -özelimize dönersek- eczacılarımız açısından çözümlenmesi gereken en acil konuların başında bunlar yer almaktadır.

Bunlardan birincisi; ilacın yıllık satış oranları içinde yer alan ithal ürünlerin sirkülasyondaki payının % 48’lere çıkmasıdır. Bu, ülkemizde tüketilen ilacın yarısının Türkiye’de üretilmemesi demektir. Türkiye’de üretme şansınızın olduğu ve ithali gerekmeyen birçok ürün için yurtdışına döviz akması demektir. Üstelik bu ürünleri, Türkiye’de satılan kutu sayılarına oranladığınızda kutu bazındaki oranı % 48 değil çok daha aşağıdadır. Bunun anlamı da az sayıdaki ilaca çok miktarda döviz ödemektir. Yani ülkemizde üreterek ucuza mal edeceğimiz ilaca boşu boşuna çok para harcamaktır.

Bu ilaçlarda bir başka sorun ise neredeyse tamamına yakınında ticari ıskontonun olmamasıdır. Yani eczacı bu tür ürünleri daha çok satmakta, ama daha az kar etmektedir. Burada anlattığımız konular bize uluslararası sermayenin (ya da başka bir deyişle küresel ekonomiyi oluşturanların) felsefelerini göstermektedir: Kâr, daha çok kâr, daha daha çok kâr. Sermaye bu ilke için vardır. Karı paylaşmak istemez. Diğerleri onlar için önemli değildir, kendilerinden başkaları sektörde kârlarını artırmak üzere onlara hizmet için bulunan unsurlardır.

Bugünlerde ise küresel ekonominin tekelci yaklaşımının getirdiği dayatmacılıkla, yerli ilaç firmalarının veya yabancı kaynaklı olup ülkemizde üretim yapan firmaların da ithal ilaca benzer biçimde –özellikle jenerik olmayan ilaçlarda- ticari ıskontoları vermeme politikalarının artmaya başladığını görmekteyiz. Sonuç olarak, sirkülasyondaki ilaçların yaklaşık % 60’ından ticari ıskonto alamadığımız açıktır. Bu rakamın içinde 5. ve 6. kademe ilaçlarının da var olduğunu düşünürsek, eczacının içinde bulunduğu durumun ne denli sıkıntılı olduğunu daha kolay anlayabiliriz.

Sistemin uygulanmasında bir başka olumsuzluk ise mal fazlalarının dağıtım biçimindeki adaletsizliktir. Yüksek cirolu eczaneleri hedef  alarak hazırlanan mal fazlası listelerindeki eşitsizlik nedeniyle düşük cirolu eczaneler toplam satışları içinde yaklaşık % 10’u bulan bu kazançtan yararlanamamaktadır. Ticari ıskontodan yoksun ürün oranının bu denli yüksek olduğu bir ortamda Türkiye’deki ortalama ciroyu yapan, ya da bu ortalamanın altında kalan eczanenin mal fazlası desteği olmadan ayakta kalmasının çok zor olduğu açıkça görülmektedir.

İkinci olarak; ilaç fiyat kararnamesi yazılı hükümleri gereği uygulanması gereken ilaç fiyat zammı kurulca uygulanmamaktadır. Enflasyonun belirli bir oranda arttığı, işletme giderlerin sürekli artış gösterdiği bir ortamda, yaklaşık olarak 3 yıldır ilaç fiyat düşüşleriyle eczanelerin zarar haneleri kabarmıştır.

Ekonomide reel olarak yaşananların olumsuzlukların dışında, salt IMF tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sağlık harcamalarının azaltılması gerektiğininsöylenmesi nedeniyle ilaç fiyat zammına ilişkin yasal olarak uygulanması gerekenlerin uygulamaması, artan enflasyon, işletme giderlerindeki artışlar, ilaç fiyat düşüşü nedeniyle oluşan farkların eczanelere gerçek anlamda ödenmemesi gibi olumsuz faktörlerle eczaneler ekonomik olarak çok zor bir dönemece girmiştir. Ekonomide piyasanın kurallarını yalnızca bir taraf belirlerse bu durumdan sadece kuralları belirleyici fayda sağlarken, sektörün içindeki diğer elemanların uygulamadan zarar göreceği bir gerçektir.   

Her iki durum da bizim yaşamsal alanlarımızı daraltmaktadır. Acil olarak çözüm bulmamız gereken bu iki sorunu çözemediğimiz takdirde, binlerce eczanemizi kaybedeceğiz. Bu durumu görmezden gelemeyiz. Sorunları umursamaz ya da “benim için henüz böyle bir şey söz konusu değil” penceresinden soruna bakarsak homojen yapımızı yani birliğimizi kaybederiz. Saydığımız sorunların çözümü için öncelikle olarak homojen yapımızı yani birlikte ve dayanışma içinde olmayı sağlamalı ve bu dayanışmayı korumalıyız.

Artan sorunlara dikkat çekmek, haklarımızı korumak, geleceğimizi ve bizden sonra gelecek olan eczacıların haklarını savunmak için öncelikle yukarıda sözünü ettiğimiz konularda eylem süreci başlatma gerekliliği vardır. Türkiye’nin her noktasında 24.000 eczaneyle ilaç hizmetini verenler biz olduğumuza göre değişik taktikler kullanarak bazı kazanımlar sağlayabiliriz. Bu konuda eczacı odaların yan yana gelip bir eylemlilik projesi geliştirmesinin tam zamanıdır.

Sorunlarımıza dikkat çekmeyi başarmak birinci işimiz olmalıdır. Sorunlarımıza ya da geleceğe ilişkin projeler üretmek, doğru ve akılcı tanıları koymak, bununla birlikte çözüm   önerilerini de geliştirmek zorundayız. Oluşturulan proje ve önerilerin siyasi otorite tarafından hemen kabul görmesini beklemek de biraz safdillik olur. Çünkü çözümün sonuç noktasında siyasi erk vardır ve siyasiler vermiş oldukları bazı sözler veya imzaladıkları bazı protokoller nedeniyle bizimle aynı noktada olmayacaktır. Siyasal otoritenin onamadığı ya da kabul etmediği yol ve yöntemler yalnızca bizde proje olarak kalacaktır.

Burada bize düşen görev örgütlü gücümüzü kullanarak, siyasi erkin dikk

Duyuru Okunma Sayısı : 137
NÖBETÇİ ECZANELER ECZACI REHBERİ İLAÇ BİLGİ SORGULAMA ZORUNLU İLAÇ LİSTESİ İLETİŞİM BİLGİLERİ
Copyright 2011 - 2016 © - Tasarım ve Programlama Eflatun Medya tarafından geliştirilmiştir.
Bu site, en iyi Google Chrome tarayıcısı ile görüntülenmektedir.